|
Ağır yük
kaldırmak gebeliğe zarar verir mi?
Gebelikte
uyku düzeninin değişmesi normal midir?
Diş
fırçalarken diş eti kanamalarının önemi var mıdır?
Gebelikte
evcil hayvan beslemek
Gebe diş
çektirebilir mi?
Burun
kanaması gebeliğe bağlı olabilir mi?
Yapılan
ultrason muayenelerinin bebeğe bir zararı var mı?
Gebenin
cinsel ilişkide korunmasına gerek var mı?
Sezaryen mi
yoksa normal doğum mu daha iyidir?
Gebelikte
kapı güvenlik kontrol cihazları
Gebelikte
saç boyama
Gebelikte epilasyon
Gebelikte
çamaşır suyu Kullanımı
Gebelikte
cep telefonu kullanımı
Ağır yük kaldırmak gebeliğe zarar verir mi?
Fazla kilo kaldırmak bebeğinizden çok bel ve sırt
sağlığınız için zararlı olabilir. Bu yüzden gebelikte çok zorlamamak kaydıyla
ağır yük kaldırabilirsiniz.
Herhangi bir ağırlık kaldırırken dizlerinizi hafif kırıp, ağırlığı önünüze değil
ayaklarınızın hemen yanına alarak ve sırtınızı mümkün olduğunca dik durumda
tutarak kalkmanız bel sağlığınız açısından uygun olacaktır.
Ancak düşük veya erken doğum riski taşıyan gebelerin ise ağır yük kaldırmaları
kesinlikle önerilmez.
Gebelikte
uyku düzeninin değişmesi normal midir?
Evet. Tüm fiziksel ve duygusal değişiklikleri göz önüne
alacak olursak uyku düzenindeki bu değişikliklerin olması pek şaşırtıcı
değildir. Bazı kadınlar ilk üç ayda daha fazla uyumalarına rağmen, bazıları gece
uyumakta zorluk çekmektedir.
Uyuyamama problemi olanlara öneriler:
*Yatakta uykuyu beklemek yerine kalkın ve başka bir şeylerle uğraşın ( TV
izleyin, kitap okuyun, örgü örün v.s.).
**Akşamları alınan ılık bir duş sinirlerinizi gevşetip sizi rahatlatacak ve
rahat şekilde uyumanızı kolaylaştıracaktır.
***Yatmadan önce idrarınız olsun veya olmasın mutlaka tuvalete gidiniz,
akşamları aşırı sıvı gıda tüketiminden kaçınınız. Çünkü gebelikteki sık idrara
çıkma problemleri de uykuyu böler ve düzensizleştirir.
Ancak sıvı gıdaları gebeliğe olumlu etkilerinden dolayı gün içinde mümkün
olduğunca çok tüketiniz.
Diş fırçalarken diş
eti kanamalarının önemi var mıdır?
Gebelik sırasında vücuttaki diğer "mukoz membranlar" gibi
dişetlerinde kanlanma artışına bağlı "hipertrofi'ler (doku büyümesi)"
oluşmaktadır. Bunun sonucu olarak dişetleri şişer ve her fırçalamada kanamaya
eğilim artar. Genelde ağrı ve kızarıklık gelişmediği sürece endişelenecek
herhangi bir durum yoktur.
HAMİLELİKTE EVCİL HAYVAN BESLEMEK
Gebelik
kedi beslemek
Kedilerden insanlara
bulaşabilen en önemli hastalık "toxoplasma enfeksiyonu"dur. Toksoplazma
enfeksiyonundaki etken "Toksoplasmosis Gondi" adındaki bir parazittir.
Toksoplasma özellikle kedi dışkıları ile bulaşmış sebze
ve meyve türü gıdaların iyi yıkanmaması veya iyi pişirilmemesi yolu ile
insanlara geçen ve gebelerin bebeklerinde düşük, erken doğum ve bir takım
anomalilerin (sakatlıkların) ortaya çıkmasını sağlayan bir tür parazit
enfeksiyonudur.
Toksopasma enfeksiyonun bir diğer kaynağı da enfekte olmuş yeşil sebzeleri yiyen
sığırların etlerinin insanlar tarafından iyi pişirilmeden tüketilmesidir.
Gebeliğiniz döneminde "kedinizi bir arkadaşınızın yanına tatile göndermenize
gerek yok". Çünkü eğer kedinizi sokağa çıkarmıyor, çiğ et ile beslemiyor
ve de aşı-ilaçlarını ihmal etmiyorsanız toksoplazmaya yakalanma şansı neredeyse
olanaksızdır.
Yine, enfekte olan bir kedi 14 gün süreyle bulaştırıcı olur, daha sonra
bağışıklık kazanır ve yeniden hastalanarak bulaştırıcı olmaz. Sokak kedileri
toksoplazmayı genelde yavrulukları döneminde geçirirler ve büyüdüklerinde
bulaştırıcı olmazlar. Kediler enfeksiyonu aldıktan sonra iki haftalık bir
kuluçka dönemini takiben paraziti dışkıları ile atarlar. Bu parazitlerin
bulaşıcı özellik kazanması için dış dünyada 24 saat geçirmeleri gerekir. Bu
nedenle kedinizin kumunu düzenli olarak günlük değiştiriyorsanız -kedinizde
bulaştırıcı aktif enfeksiyon olsa bile- size bulaşması çok uzak bir olasılıktır.
Alacağınız
Önlemler
Hamileliğiniz sırasında kedinize dokunabilir, onu
sevebilir ve aynı ortamda bulunabilirisiniz. Yalnız ona dokunduktan sonra
mutlaka ellerinizi iyice yıkamalı ve yıkamadan elinizi ağzınıza
götürmemelisiniz.
Kedinizin kumunun günde bir veya iki kez değiştirilmesinde fayda var. Her
ihtimale karşı kedinizin kumunu kendiniz değiştirmemelisiniz. Eğer bunu yapacak
başka kimse yoksa, kumunu mutlaka eldiven giyerek değiştirmeli ve değiştirdikten
sonra mutlaka ellerinizi yıkamalısınız.
Kedinizin aşılarının tamam olmasına dikkat edin.
Genelde ticari mamalar ile beslenen ve dışarı ile teması olmayan kedilerde
teorik olarak toksoplazmosis olmaz. Ancak kediniz bu paraziti çiğ et ya da çiğ
süt yoluyla da alabilir. Bu nedenle kedinize çiğ et veya pastörize edilmemiş süt
vermeyin.
Kedi tırmalaması genelde pek fazla sorun yaratmamakla birlikte cildin
bütünlüğünü bozarak enfeksiyona duyarlılığı arttırabilir. Bu tür bir durumda
cildinizi ılık sabunlu su ile yıkamanızda fayda var.
Ayrıca tüm evcil hayvanlardaki gibi kedilerdeki tüyler insanlarda alerjik
yakınmalara neden olabilir.
Gebelikte köpek beslemek
Hamilelik döneminizde köpek beslemek bir takım tedbirleri
aldıktan sonra pek fazla sorun yaratmayacaktır.
Köpeğinizden sizin alabileceğiniz iki enfeksiyondan birisi kuduz diğeri ise
hidatik kist hastalığıdır.
Bunun içi köpeğinizin aşılarını ve hidatik kist ilaçlarını asla ihmal etmeyin.
Köpeğinizi asla başıboş bırakmayın ve ona çiğ et vermeyin.
Hidatik kist sizin için riskli bir durum olup akciğer, karaciğer, batın içi (pelvis)
ve beyinde bir takım kistlere neden olmasına rağmen gebeliğiniz açısından ayrıca
bir tehdit oluşturmaz.
Alerjik durumlara zemin hazırlamaması için köpeğinizin tüylerinden uzak durun.
Köpek ısırmalarında yapılacak ilk işlemin ısırılan bölgenin bol sabunlu su ile
yıkanmasından sonra acil olarak bir hekime başvurulması gerekliliğini asla
unutmayın.
Gebelikte
kuş beslemek
Kuşlardan insanlara en fazla bulaşma olasılığı olan
hastalık "Psittakozis" adı verilen bir enfeksiyondur.
Hemen hemen her kuş türü "Clamidya psittaci" adı verilen bir mikroorganizmanın
neden olduğu bu hastalığın taşıyıcısı olabilmekle birlikte en sık papağanlardan
bulaşır. Son dönemlerde hasta ya da ölü bir kuşla temas öyküsü olan bir hastada
zaatürre bulguları saptandığında psittakozisten şüphelenilmelidir. Psittakozisin
gebelikteki etkileri konusunda ise elde yeterli bilgi yoktur.Son yıllarda
güncellik kazanan "Kuş gribi (Bird Flu)" enfeksiyonun ise enfekte göçmen
kuşlarının dışkıları ile tabiatta yaşayan kuşlara geçtiği ve ölümcül olabildiği
belgelenmekle birlikte kuştan insana geçişler oldukça sınırlı sayıdadır.
İnsandan insana geçiş ise henüz izlenmemiştir. Tüm bu öneriler doğrultusunda;
hamileliğiniz döneminde evinizdeki kuşu başka bir yere göndermenize gerek yok..
Alacağınız önlemler
Kafesin temizlenmesi sırasında eldiven kullanılması ve
temizlik sonrası ellerin mutlaka yıkanması yeterlidir. Ayrıca kuş işe çok yakın
temastan kaçınılması önerilmektedir.
Gebe diş çektirebilir
mi?
Gebelikte diş çürükleri ve diş rahatsızlıkları normale
göre daha sık görülür. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir
kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Bu yüzden kalsiyumdan zengin beslenmenin önemi
büyüktür.
Normal dönemde olduğu gibi gebelik sırasında da diş bakımı önemlidir. Diş
fırçalama (günde en az iki kez) işlemi yumuşak uçlu diş fırçaları
ile ve dişetine fazla baskı uygulamadan yapılmalıdır.
Çok zorunlu kalmadıkça gebelikte diş çekimi, dolgu ve kanal tedavisi gibi
cerrahi işlemler ilk üç aydan sonraya ertelenmelidir. Ancak çok
zorunlu kalınırsa ilk aylarda da bazı önlemler alınarak yapılabilir.
Diş hekiminize gittiğinizde mutlaka gebe olduğunuzu ve gebelik haftanızı
söyleyiniz.
Burun kanaması gebeliğe bağlı olabilir mi?
Gebelikteki burun kanamaları aynı diş eti kanamaları gibi
salgılanan bazı hormonlardaki artışa bağlı olarak vücudun mukoz membranlardaki
kanlanma artışı sonucunda gelişir. Bu değişiklik rahatsız edici olması dışında
genellikle sizin ve bebeğinizin sağlığına zarar vermez.
Burun salgılarını yumuşatmak için bazı nemlendiriciler veya tuzlu su (serum
fizyolojik) kullanabilirsiniz. Tahrişi önlemek için burnunuzu çok yavaş
temizleyiniz.
Burun kanamasını olduğunda durdurmak için oturun ya da ayağa kalkın fakat sakın
yutmayın ve başınızı arkaya doğru değil öne doğru tutun. Burun kemiğinin üst
kısmındaki yumuşak bölgeye bir kaç dakika süreyle parmaklarınızla bası
uygulayın. Bu işlemi bir kaç defa uygulayın, eğer durmazsa doktorunuza danışın.
Kanamalar oldukça sık ve fazla oluyorsa bir Kulak-Burun-Boğaz uzmanı tarafından
muayene gerekebilir.
Yapılan ultrason
muayenelerinin bebeğe bir zararı var mı?
Şu ana kadar yapılan araştırma sonuçlarına göre herhangi
bir zararı olduğu gösterilmemiştir.
Bilim adamlarının yaptığı bir çalışmada; anneleri gebe iken ultrasona girmiş
kişilerde solak olma yüzdesinin girmeyenlere göre daha yüksek olduğu tesbit
edilmiş olsa da ultrason günümüzde güvenilir ve bebeğe zararı olmayan bir
yöntemdir.
Gebenin cinsel ilişkide korunmasına gerek var mı?
Hayır
yok.. İnsanlarda gebelik oluştuktan sonra yumurtalıklar adeta sessiz bir
periyoda girerek yumurtlama faaliyetlerini durdururlar. Bu yüzden gebe kalan
birinin ikinci kez gebe kalabilmesi tıbben mümkün değildir.
Sezaryen mi yoksa normal doğum mu daha iyidir?
Gebe kalan her kadının ilk aklına gelen doğumun ne şekilde
olması gerektiği, sezaryen'in mi yoksa normal doğumun mu daha iyi olduğu
sorusudur.
Bu sorunun doğru cevabı kişiden kişiye değişebileceği gibi
hekimden hekime de farklılık gösterebilir.
Bu yüzden bu soruyu cevaplamak çok kolay görülmemekle birlikte sorunun cevabını
bulmak için; öncelikle kişilerin istekleri, gebeliğin durumu, rahim içindeki
bebeğin ve plasentanın değerlendirmesi, annenin anatomik ve sağlık durumunun
hangi tür doğuma elverişli olduğu ile doktorun önerileri doğrultusunda
karar şekillenmelidir.
GEBELİKTE KAPI GÜVENLİK KONTROL CİHAZLARI
Günümüzde artık pek çok, alışveriş merkezi, eğlence
merkezi, havaalanı, süpermarketler ve kalabalık giriş çıkışların olduğu iş
merkezlerinde kapı girişlerinde güvenlik kontrol cihazları ile güvenlikçilerinin
elle kullanılan metal arama detektörleri bulunmaktadır.
Kapı güvenlik kontrol cihazları, manyetik alan etkisi ile çalışmakta
olup herhangi bir röntgen ışını üretmezler. Ayrıca bu kapılardaki kalış süresi
de oldukça kısa olup alınan manyetik etki aynı mekanizma ile çalışan örneğin
Manyetik Rezonans (MR) çekimine kıyasla son derecede kısadır. (zira gebelikte MR
çekilmesinin dahi olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.)
El detektörlerinin gebe kadınlar ve bebekleri üzerindeki etkileri araştırılmış
ve bu cihazların gebelik açısından hiçbir risk oluşturmadığı sonucuna
varılmıştır.
GEBELİKTE SAÇ BOYAMA
En sık olarak karşılaştığımız sorulardan
birisi de saç boyatmanın gebelikte bebeğe zarar verip vermeyeceği sorusudur. Bu
konuda doktorlar arasındaki değişik görüş ayrılıkları mevcuttur. Bazı hekimler
saç boyatmanın gebeliğin ilk üç ayında olmaması ve daha sonra olabileceği
yönünde görüş bildirirken diğer bir başka grup ise dip boya yapımının zararlı
olabileceğini savunmaktadır.
Boya maddesi olarak piyasada çok sayıda ürün bulunmaktadır. Yine bazı doktorlar
hastalarına bitkisel özlü saç boylarını kullanmalarını önermektedirler. Ancak
bu ürünlerin içerikleri incelendiğinde, tıpkı kimyasal boyalarda olduğu gibi pek
çok katkı maddesinden oluşmaktadır.
Klinik çalışmalara göre; gebelik süresince saç boyatmanın zararlı olabileceğine
yönelik herhangi bir veri yoktur.
Ayrıca saç boyalarındaki kimyasal maddelerin hemen
hepsinin yüksek düzeyde toksik (zehirli) olmadığı bilinmektedir. Diğer taraftan
saç boyası yapıldıktan sonra kana geçen miktar son derece düşüktür.
Konu hakkında dünyadaki en saygın kurumlardan birisi olan ve üreme sistemi
üzerindeki potansiyel riskleri inceleyen Amerikan Teratoloji Enformasyon
Servisi, " eldeki veriler sınırlı olmasına rağmen çok büyük bir olasılıkla
gebelikte saç boyatmak güvenlidir" şeklinde görüş bildirmektedir.
Benzer şekilde Amerikan Obstetrisyenler ve Jinekologlar Derneği (ACOG) da
gebelikte saç boyatma ve permanın sakıncalı olmadığını bültenlerinde
duyurmuştur.
Tüm bu bilgiler ışığında gebelikte saç boyatılmasının şu ana kadar bilinen
herhangi bir sakıncası bulunmamakla birlikte fetusun oluşum dönemini kapsayan
ilk üç ay içinde bu işlemden kaçınma yönünde bir tedbir
alınabilir.
Gebelik kişilerin psikolojik durumlarını da yakından ilgilendiren bir süreç
olduğu için biz gebelerin kendilerine bakmalarını, saçlarını diledikleri şekilde
boyatıp makyajlarını gönül rahatlığı ile yapmalarını kendilerine önermekteyiz.
Gebelikte epilasyon
Kişilerde istenmeyen tüylerin giderilmesinde pek çok
modern yöntem mevcuttur. Bunlar arasında en sık kullanılanları lazer epilasyon
ve elektrolizdir. Ağdadan farklı olarak bu yöntemlerdeki amaç, istemsiz
tüylerin kalıcı olarak giderilmesidir.
Pek çok gebe kadın, gebelik hormonlarının da etkisi ile artan tüylenmelerden
hoşnutsuzluk duymaktadır. Çünkü gebeliğin hormonları, vücuttaki tüyler ile
saçlardaki kıl yoğunluğunu ve kıl kalınlığını -geçici bir- arttırıcı etki
yaratmaktadır (tüylenmedeki artışa "hirsutism" adı verilmektedir).
Gebelik sonrası lohusalık döneminde ise gebeliğin hormonlarının kandaki
seviyeleri düşeceğinden ötürü bu tüylerin büyük bir kısmı (ve maalesef saçlar)
kendiliğinden döküleceğinden dolayı epilasyon yöntemleri doğum sonrasına kadar
ertelenebilir.
Ancak yine de lazer veya elektroliz ile epilasyonun gebelik üzerine her
hangi bir olumsuz etkisi de bulunmamaktadır.
Lazer epilasyon
Lazer, röntgen çekiminde kullanılan X-ışınlarından farklı bir ışık kaynağıdır
ve doku içinde ilerleme özelliği yoktur. Işın sadece işlemin yapıldığı bölgede
etki eder ve etki alanı sadece birkaç milimetre ile sınırlıdır. Bu nedenle anne
karnı içindeki bebeğe ulaşması ya da zarar verebilmesi mümkün değildir.
Aynı şekilde "radyo
dalgaları" ile çalışan epilasyon sistemlerinde de bebek ile ilgili bilinen bir
risk söz konusu değildir. Bu cihazlar x-ışını ile çalışan röntgen cihazlarına
göre daha düşük frekans ve enerjide radyasyon ile çalışmaktadırlar. Bundan daha
önemlisi söz edilen radyasyon iyonize edici özelliği olmayan radyasyondur. İşlem
bittiğinde ortamda radyasyon da kalmaz. Bu nedenle gebelikte kullanımı
ile ilgili bilinen bir risk söz konusu
değildir.
GEBELİKTE
ÇAMAŞIR SUYU KULLANIMI
Hamilelikte sıkça sorulan diğer sorulardan birisi de (Ozon
türü) çamaşır sularının kullanılamayacağıdır. Gebeliğinizde bir takım önlemleri
alarak çamaşır suları ve benzeri temizlik malzemelerini kullanabilirsiniz. Bunun
için özellikle çamaşır suyu kullanırken cildinizin ve ellerinizin zarar
görmemesi için mutlaka eldiven giyiniz, temizlenilen ortamda uzun süre
kalmayınız ve temizlenen ortamın iyi şekilde havalanmasını sağlayınız.
GEBELİKTE
CEP TELEFONU KULLANIMI
Cep telefonlarının beyin kanserine yol açtığı, kalp
ritmini bozduğu, başka tür kanserlere yol açabileceği konusu zaman zaman medyada
haber olarak izlenmektedir. Bu haberler için kanıt istendiğinde ise
istatistiksel olarak anlamlı bir veri çoğu zaman gösterilememektedir. Cep
telefonu üreticisi firmalar, ürettikleri cihazların yaydığı radyasyonun
insanlara zarar vermediğini, SAR ("özgün soğurma oranı")
adı verilen birimle ölçülen miktarların zarar verebilecek sınırların çok altında
yer aldığını ve bu SAR miktarlarının en kısa zamanda telefonlarının kullanma
kılavuzlarında da yer alacağını belirterek kullanıcıları rahatlatmaya
çalışmaktadırlar. Firmalar kendi yaptıkları ölçümlerde SAR oranının telefon
numarasını çevirirken ve telefon çalarken en yüksek değerine çıktığını, bağlantı
gerçekleştikten sonra ve telefon kullanılmadığı zamanlarda en az seviyede
olduğunu belirlemişlerdir.Yaklaşık 12 yıldır kullanılan bu teknoloji için "canlı
hücrelere hiç bir olumsuz bir etkisi yoktur" demek şu anki bilgilere göre mümkün
olmamakla beraber, şu ana kadar biriken bilimsel veriler arasında insanların bu
teknolojiden vazgeçmelerini gerektirecek kadar ciddi sorunlar bildirilmiş
değil.Yine de cep telefonlarını her zaman bazı kurallara bağlı kalarak
kullanmakta fayda var. Bu kuralların en önemlileri arasında cep telefonuyla
gereksiz yere uzun süreler konuşmamak, cep telefonunu kalbin üzerinde
bulundurmamak, gebelik döneminde telefonu karın bölgesinden uzak bir yerde
bulundurmak, küçük çocukların cep telefonlarını kullanmasını engellemek
sayılabilir.
|